Ortanca Kardeş: Taksit
Kontrolden çıktığında en azılı canavarlardan bile daha fazla zarar verebilir. Bu özelliğiyle kredinin bir ufak kardeşidir. Şimdi Taksit’in bir insanın hayatını nasıl kararttığına şu canlandırmayla şahit olalım: [Bu canlandırmada izleyeceğiniz kişi ve kuruluşların hepsi hayal ürünüdür, gerçek hayatla bir ilişkileri yoktur!]
İbrahim girdiği AVM’de kendisine bir ayakkabı beğenir. Etiketine bakar 95.99 lira. Sonuçta öğrenci, haliyle biraz tırsar. Gözünün etiketten ayrılıp son bir defa beğendiği ayakkabıya gittiği tam o an etiketin köşesindeki sinsi “CardHede kartı sahiplerine peşin fiyatına tam 24 ay taksit” yazısı gözüne ilişiverir. Etiketi tasarlayan AVM’ci bu kadarla kalmamış müşterisini pek bir düşündüğünü daha da belli etmek için 95.99′u 24′e bölmüş “Aylık sadece 3.99 lira!” diye eklemiş. Bu arada {x.99} formatındaki fiyat etiketi ise [ki onun da ismi 99 olsun] Taksit ve Kredi kardeşlerin üçüncü ve en küçük kardeşidir. Ancak o kardeşe dilimiz dönerse daha sonra değiniriz. Ortalama analitik düşünme yetisine sahip İbrahim 3.99′u 4′e değil 3′e yuvarlar ve “Aylık 3 lira ne ki, ekstre 100 geleceğine 103 gelecek.” diye düşünür ve bu düşüncesinin arkasına “püff” efektli bir gülüş kondurarak 3 lirayla dalga geçtiğini vurgular. İbrahim resmen 3 liraya 96 liralık ayakkabı almıştı ve bu başarısından dolayı kendiyle gurur duydu.
İbrahim o ayki ekstresini ödemekte hiç zorlanmadı, diğer ayınkini de ve diğerinin de. Olayın üstünden aylar geçti, ancak işler İbrahim’in beklediği gibi güllük gülistanlık gelişmedi. Mailine gelen ekstresini kontrol eden İbrahim “dönem borcunuz” ibaresinin yanında ilk defa 4 basamaklı bir sayı gördü. O dört basamaklı sayıyı doldurma görevi sadece o şirin ayakkabının harcı değildi. MP3 çalar, sudoku makinası, CS oynamalık mouse, bisiklet, gömlekler ve bunlar benzeri irili ufaklı yüzlerce ürün bu görevde elini taşın altına sokmuştu. Bazısı 2.99 lira bazısı 17.66 lirayla şirin ayakkabıya destek oluyordu.
[Biraz sonra gelecek üç noktada her nokta için Gerçek Kesit'teki daktilo efekti verilmesi tavsiye edilir] Adı . . . : İbrahim. 3.99‘dan önce gayet iyi bir hayata sahip İbrahim, ilki o ayakkabı tarafından gelen taksit darbeleri sonucunda borç paralarının altından kalkamıyordu. Damlaya damlaya okyanus olmuştu. Yaptığı hesaplara göre 2 ay sonra ekstresinde 5 haneli rakamlar onu bekliyor olacaktı.
Önerme: Aynı harcama potansiyeline sahip, biri taksit biri peşin ödeme yapan iki insandan [ilk bakışta taksitçi daha kârlı gözükse de] peşin ödeyen, taksitçiyle aynı durumda veya [peşin indirimi varsa] daha kârlıdır. En azından parası kadar alışveriş yapmış olur. Zaman sonsuza giderken taksitin limiti peşinden fazla çıkar. Ha, “Ben önceden hesaplarım taksitimi, güme gelmem” diyen varsa bu sözlerim ona değil.
* Üstteki kırmızı uyarı doğrudur. Canlandırmadaki İbrahim ben değilim.
PS: Bu yazı yakında pişecek 14. Enstantane paketinin 3. maddesi olacakken, değindiği konunun parlaklığından ötürü müstakil bir post konumuna getirilmiştir.
PPS: “Şimdi alın, 2010′da ödeyin” gördüm. Önce 2010 deyince ulaşılmaz bir zaman gibi geldi bir de baktım 2.5 ay kalmış.

Oldum olası şu taksit olaylarını sevmiyorum. İnsanın parası varsa almalı, yoksa da kredi kartı falan uğraşmamak lazım bence
Aslında dert ettiğim şey insanların borçlanmaları filan değil, gayet tehlikeli birşey olan taksitin çok cici bici, zararsızmış gibi görülmesi.