Seamus Siddeley

aka isidat

isidat’la Röportaj

Kasım19

Sektörünün en önde giden bilgisayar dergisi olan biz, en sonunda  Seamus Siddeley’i ofisinde yakaladık ve kısa bir süreliğine de olsa sohbet etmek için ricada bulunduk. Sağolsun Seamus Bey de bizim bu ricamızı karşılıksız bırakmadı. İşte eşini başka hiçbir yerde bulamayacağınız o röportaj:
Bize biraz kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Seamus Siddeley, ancak arkadaşlar arasında isidat diye çağrılırım. Adımı koyan kişi, adımı “Second Life” oyununda kendini temsil eden bir karakterin ad-soyadından esinlenerek koymuş. Doğmamdan kısa bir süre sonra (2 Ocak 2008) blog camiasına Blogger’la katıldım. Kırküçüncü günümde çoğu Türkiye’den bir milyon RSS takipçi sayısına ulaştım. Bloğundan tüm insanlığın faydalanması için alanında uzman, özel metodlarla seçilmiş tercümanlarla hummalı bir çalışma sonucu bloğu 72 dilde hizmete soktuk. Böylece internette dünya üzerinde en çok tık alan web sitesi sahibi oldum. Öyle bir zaman (2008 Ekim başı) geldi ki insanlar işlerini güçlerini bırakıp, sabah-akşam yazılarımı okur hale geldi. İş gücü sıfıra indi, piyasalar durdu ve en sonunda Lehman Brothers’ın batmasıyla başlayan kriz sürecine girildi. Verdiğim talimatla çoğu medya, bu krizin banka kredilerinden filan kaynaklandığını seslendirdi. Gerisini de haberlerden, ordan, burdan takip etmişsinizdir zaten. Baktım gidişat kötü, yazılarıma bir süre ara verdim. Kendimi biraz business’a verdim. Şimdi de muhtelif projelerle meşgul bulunmaktayım.
Blog dünyasına neden Blogger’la başladınız?
Sizlerin de bildiği gibi bloğu herhangi bir web sitesinden ayıran en temel özelliği üzerinde otomatik yazı (post) ekleme fonksiyonunun bulunması. Eğer bir blog kuracaksanız üç seçenekle karşılaşıyorsunuz. Ya Blogger gibi tüm meşakkati yazarın üstünden alan bir servisle, ya Wordpress gibi yarı-uğraştırıcı bir servisle yada her parçası bizzat alınterinizden müteşekkil bir sistemle çalışacaksınız. İlk önceliğim kendi blog motorumu kurmaktı ancak yoğun düşünsel ve business-vari hayat tempom yüzünden hazır bir blog servisiyle yoluma devam etme kararı aldım. Google varken başka blogçu tanımam dedim ve Blogger’ı seçtim.
Peki neden sonradan Wordpress’e geçtiniz?
Wordpress’i sevdiğimden değil tabiki. İsmini verip de rencide etmek istemediğim Türkiye’nin malum internet sağlayıcısı, sebep olduğum inanılmaz trafiğe dayanamadı ve çok komik sahte bir bahaneyle mahkemeye blog servisim olan Blogger’ın engellenmesi için başvuruda bulundu. Onların ellerindeki bu kozu kaybettirmek için bir server kiraladım ve seamussiddeley.blogspot.com’u yayına kapattım. Bu nedenle artık blog işlerine Wordpress’le www.isidat.com adresinde devam ediyorum.
Yani açık kaynak yazılım taraklarında beziniz yok diyebilir miyiz?
Açık kaynak severlerin tepkisini çekeceğimi bilerek diyorum ki, pek tabiki evet. Açık kaynak kavramı nedense sadece bilişim sektöründe var. Herhangi bir sektörde (örneğin müzik) açık kaynak diye birşeyin varlığı bile düşünülemezken, her emeğin bir karşılığı varken neden sadece yazılım açık kaynak? Sıradaki soru lütfen, bana böyle sorularla gelmeyin lütfen!
Linux’la aranız nasıl?
Üniversitede bölümüm gereği çeşitli seminer ve konferanslarla Linux’u sevme şartlandırmalarına maruz kaldım. Bunun sonucu Linux’a aşina olma girişimlerinde bulundum. Donanımsal sorunları geçtim, bilgisayarda yaptığım işlem çeşitliliği birden yarıya hatta daha da azına düştü. Oysa seminerdekiler bilmem kaç yıldır sadece Linux’la hayatını sürdürüyormuş. Ölçüt koymak gerekirse, bana bir Counter-Strike, bir PES yada dengi herhangi bir oyunu oynatamıyorsa ne eyleyim öyle işletim sistemini? Yalnız hakkını verelim masaüstünü fır fır döndürme attraksiyonlarında bir numarayı kimselere kaptırmaz.
Ama bu karşılaştırmada sadece görsel ve eğlence yönüne değindiniz, Allah aşkına, bilgisayar yalnızca oyundan mı ibaret?
(Alaycı gülümseme…) Binlerce açık kaynak sevdalısı Linux’u geliştirmek için çalışıyor ve geliştiriyor da, bunu takdir ediyorum. Ancak hangi yönde ihtiyacım varsa onun karşılandığı işletim sistemini tercih ederim. Eğer ihtiyacım kod geliştirme yada performans konusunda olsaydı Linux’a okey verirdim, ancak şu anki ihtiyaçlarımı Windows daha iyi karşılıyor.
Anladım efendim, galiba sona doğru geliyoruz. Bir küresel kriz daha çıkmasını istemeyiz, değil mi? Güzel birşeyler söyleyin de ağız tadıyla bitirelim şu röportajı.
İkincilik istatistiklere bir kayıttır. Tarih şampiyonları alkışlar. Carl Lewis

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz:

Spam protection by WP Captcha-Free



 

Sosyalizm & isidat

Web Sitelerim
Official Logo
Translate
Takipteyim
Sertalp Bilal Mühendis-i Geyik E-Miray bilinçsiz 00100100 Umut Sarıkaya BLOGobik Fikir Bulutu İbrahim Nergiz Esidat Saçsız Kral ŞMVD Malın Gözü
-->

BenimFontum