Isı Maddedir
Fizik kanunlarını alt üst eden bir tespit sunuyorum: Isı enerji değil, maddedir. (© isidat) Kimsenin bana inanmayacağından [kendime kendim bile inanmıyorum çünkü] emin olsam da iddia ediyorum bunu. Bu tip girişimin en son örneğini Erke Dönergeci’nin mucitleri yapmıştı ve önce bilim adamlarının sonra da halkın gözünde çakaloz olmuşlardı [Bu arada çakaloz'un ne anlama geldiği hakkında en ufak fikrim yok, cümleye cuk diye oturduğu için ifade ettim].
Bu sıradışı önermeye nereden mi ulaştım? Isıyı gözlerimle gördüm. Her inandığımı görmem ama her gördüğüme inanırım. Isıyı daha önceleri de [mangalın üstündeki havadaki dalgalanmalar suretinde (bildin sen)] görmüştüm, ama bunun yalnızca ateşin kuyruğu olduğunu düşünüyordum. Zira ateşi görmek insanları nasıl şaşırtmıyorsa üzerindeki dalgalanmaları görmenin de şaşırtıcı olmaması gayet doğal birşey olmalıydı. Ancak inanır mısınız sevgili dostlarım bugün aynı efekti ateş olmadan gördüm. Yemekhanede yemek yerken [en yakın ateş kaynağının minimum 100 metre uzağındaki] masanın altında ısının hava üzerindeki oynaşmalarına şahit oldum. Peki bu şahadet dünyayı değiştirecek, fizik kurallarını yerinden oynatacak bir iddia ortaya atmaya yeterli bir kanıt mıdır diye soracak olursanız, değil derim. Ama şunu da eklerim ki, eğer gözlerimde bir sorun yoksa, ısı maddedir.
Bu teoriyi geyiklikten ciddiyete taşıyacak olursam, Erkecilerin düştüğü pozisyona düşeceğimin farkındayım. O yüzden burada kesiyorum. İlerde bilim bunu ispatlarsa fikir babası Seamus’tur deseler bana yeter. Zaten bu bilim adamlarına saygı duymakla beraber hafiften uyuz olmuyorum değil. Mesela Einstein yada Cern Deneycileri “doğmadan önce hepimiz çiçektik”, “zamanın hızı dünyadaki kurbağa populasyonuyla ters orantılıdır” gibisinden kulağa saçma gelen teoriler ortaya atsa inanırlar ve ayakta alkışlarlar ve hatta bulana Nobel filan birşeyler verirler, ama Erkeciler “enerji bedelsiz üretilebilir” dedi mi onları “termodinamik kanunu cahilliği” ile suçlarlar.
PS: Biraz önce “Bloğun kalitesi düştü”, “Böyle yazacaksan hiç yazma” diye düşünenlerin sesleri kulağıma geldi. Yazıyı yazdıktan sonra yayınlasam mı diye gerçekten düşünmüştüm, o kadar yazdık bari ziyan olmasın, yayınlayayım dedim. Sonuçta hep ilim irfan anlatacak değiliz ya, şunun şurası kırk yılda bir coşkumuz gelmiş, blogda birazcık “totally pointless” yazılar da bulunsun. Özgün olsun, bizim olsun.

ah be oolum
@esidat: Neden “ah be oolum”?
a- inanmadığım birşeyi savunmam
b- bilim düşmanı bir yazıyı bilim kategorisinde sunmam
c- gerçekte ateşin kuyruğunun olmaması
d- hepsi
Bu saçma yazıya benim de bir katkım olsun;
Çakaloz:Mermi olarak çakıl taşıatan bir tür top veya bu topu kullanan topçu.(TDK)
@hayro: Bilim bu ulvi konuya bir sözlük tanımı ile katkıda bulunanı bile unutmayacaktır.
Gayet güzel bir yazı olmuş yayınlamak için tereddüt etmemen gerekir
İlgimi çekti…
@ofy: Teşekkürler