Enstantane Paketi 7
1- Türkiye’de, cep telefonunun yasak olduğu toplu taşımalarda (özellikle belediye otobüslerinde) cep telefonu çalan bir kişiye yüklenilir. Kadıköy-Kartal otobüsündeyim. Birisinin çalan telefonu üzerine hararetli bir tartışma çıkaran adamın da telefonunun çalması otobüs ahalisinde bir tebessüm hasıl etti.
2- MSN’de konuşmak istemediğimiz zaman genellikle “Busy” ile yetinmeyip “Appear Offline” seçeneğini kullanırız. “Online” olur olmaz bir mesaj almaktan daha kötü olan şey, başka birinin de senin bu halini görüp “Online” olması ve mesaj atmasıdır. İşte o kişi çok kötüdür. Muhabbetlere girmek istemediğinden “Appear Offline” takılıyor ama muhabbet kendi menfaatine olunca “Online” olmasını biliyor.
3- Facebook’ta birçok grup gördüm. Ama hiçbirinden “xyz’YE KARŞI SANAL ORDU” gibisinden gruplardan duyduğum ürküntüyü duymadım. Sanal Ordu kavramı… Nasıl bir ordudur bu? Ne yer, ne yapar, kimi vurur?
4- Tüm Beşiktaş’lılığımı bir yana bırakarak söylüyorum ki, Süper Lig’de komplo var. Beşiktaş kasten (hakemler kullanılarak) şampiyon yapılmıyor. Fenerbahçe yada Galatasaray’a uygun görülüyor şampiyonluk. Çünkü taraftar sayıları daha fazla. Kanıtım, eskiden ikinin, bilemedin üçün birinde şampiyon olan Beşiktaş’ın, son 13 yılda sadece yüzüncü yılında şampiyon olması
5- PES’te “Become A Legend”de kariyer yaparken başarısızlığa uğramaktan dolayı tam oyunu bırakıyordum ki, bir gol attım ve spiker “Quality goal from quality player!” dedi. Devam…
6- Her yerde ortaokul numaram 248 ile karşılaşmam tesadüf mü yoksa algıda seçicilik mi?
7- PES’te kaleciyi alıp karşı sahanın içlerine kadar çıkışmayı çok seviyorum. Çoğunda topu kaptırıyorum, hatta bazen gol de yiyorum. Ama nadiren de olsa kaleciyle rakibin tüm oyuncularını çalımlayıp asist vermek gibi rakibi son derece aşağılayan bir hareket yaptığım da oluyor.
8- Sosyalliğin miladının dolduğunu, internet çağının geldiğini, aynı odadaki insanların MSN üzerinden konuştuğunu gördüğümde anladım. Hadi dosya, link, resim filan atarsın da, muhabbet etmezsin yahu. Evet, bunu yaşadım.
9- Bu olmuş: İngilizce öğretmeni sınıfına “”next” kelimesini cümle içinde kullanın” der. Sınıftan bir çocuk da “Next&Nextstar” der. Ne vadiymiş be…
10- MSN’in internet sitesinde kişilik testi çözdüm. “Rahat ve Umarsız” çıktım. (Eee), Eee’si yok, bu kadar.

ısrarla:
http://www.tdk.gov.tr/TR/sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=enstantane
Düzelttiğimi sanıyordum ama yanılmışım. Israrından dolayı teşekkürler, hepsini düzelttim
O otobüslerde illa telefonla konuşana sataşacak bir teyze bulunur.
- Bu otobüs kaç para sen biliyon mu?
gibi tepki veren amcalar da çıkıyo arada.
Bunların hepsi birer toplum gönüllüsüdür.
Tebrik etmek lazım onları bu kutsal vazifelerinden dolayı.
Benim ortaokul numaran 287′ydi. Hiç bir yerde rastladığımı hatırlamıyorum yav. Çok dışlanmış, ezik bir numaraymış demek ki.
Bu da benden bir diyalog:
- Kapatsana telefonunu abi, görmüyo musun yasak!
- Nolacak canım, ucunda ölüm mü var?
- Evet! (Diyaloğun bittiği nokta)
İki farkla kaçırmısşsın hocam. Ortaokulda (hani 248′ken) en iyi arkadaşımın numarası 285 idi. 248 kadar olmasın çok karşıma çıkmışlığı vardır kendisinin.
Aslında sadece o sayıyla değil birçok sayıyla sık karşılaşılır.Ama bazı sayıların (248 gibi) zamanında bizimle bir alakası olduğu için daha fazla dikkat çekerler.
benim bu konuda değilde genel bir sorum olacak:
neden isidat’ı hergün yazarken göremiyoruz artık?
@Hüseyin Ergin:
Soruna 3 kalemde cevap vereyim:
1- Mükemmeliyetçilik: Güzel yazılar okuduktan sonra insan kendi laflarını yayınlanmaya değmez görüyor.
2- Meşguliyet: Hayatla dalga geçen isidat gitti, yerine business ufuklu, hayatla mücadele eden isidat geldi. Bu blog ilk isidat’a ait. İkinci isidat captha serisiyle göründü ve gitti.
3- Adem-i Mahremiyet: Bloğun sülale ferdleri arasında tanınması ve yaptığım manyaklıkların yazılmadan önce filtreye takılması.
Bu kadar.
PS: Tüm başlıklar TDK’dan chek edildi
Hocam bu sefer de “TDK’dan chek edildi” derken düştün tongaya… Ya da ben sazanlık yaptım. Bilemiyorum.
) HEhe
chek’den bahsediyorsan TDK gavurca kelimelere karışamaz, sorun yok…
ozaman bunu kutlayalım