Enstantane Paketi 6
1- İngilizce yazarken büyük i (İ) kullanılmasından; variable’ın “veraayıbıl”, determine’in “ditörmayn” veya wind’in “waynd” diye telefuz edilmesinden hiç hoşlanmam. Bugün sunumuna girdiğim bir öğrenci bu saydığım 4 kusuru da işledi ve anında kafamdaki olumlu itibarını sıfıra indirdi.
2- Bugün Romanyalı bir vatandaşla tavla oynarken Romanyaca muhabbete giriştim, Google Translate sayesinde. Onbeş yirmi dakika kadar muhabbet ettik. Ona Romanyaca’yı zevk için öğrendiğimi söyledim. Türkiye’den kendi dilinde biriyle Romanyaca konuşmaktan çok mutlu oldu. Türkiye ile bildiklerini başladı anlatmaya. Galatasaray, Hagi, İstanbul ve Boğaz köprüsü… Teşekkürler Google Translate.
3- Kafamın basmadığı bir fenomeni açıklıyorum, bilen varsa lütfen beni aydınlatsın. Şimdi, uzaya bir uzay mekiği yada herhangi bir madde fırlatıldığında toplam moment sabit kalacağından dünya (milimetrik ölçüde bile olsa) güneşe doğru (yada tam tersi istkamete doğru) harekete başlaması gerekiyor. Güneşe yaklaştıkça aralarındaki uzaklık azalacağından üssel şekilde hızlanması (yada uzaklaştıkça üssel şekilde hızlanması) gerekirdi. Ancak hala yörüngedeyiz. Nedir bizi yörüngede sabitleyen kuvvet?
4- Gece odamda film seyrederken mola sonrası arkadaşa (ismi Uğur olmasa bile) “Oynat Uğurcuğum” demek acayip mutluluk hasıl ediyor bende.
5- İlkokuldayken silgim kaybolduğunda üzülürdüm. Bu üzüntümü arkadaşımla paylaştığımda dediği şey “Benimkini kullan” olurdu. Allah razı olsun amma ve lakin bilmezdi ki ben silemeyeceğime değil sevgili silgimi kaybettiğime üzülüyordum.
6- Küçük hesapların adamıyım. Geçende İKEA’da hesap kitap yapmak için standlara koyulan boyu bir serçe parmağını geçmeyen kurşun kalemlerden 5 tane aldım. Bedava sirke baldan tatlıdır hesabı hep onları kullanıyorum gayri. Hatta bitince resmen tekrar gidip alacağım.
7- Ey millet, lütfen birisi size “Hede’ye nereden gidebilirim?” diye sorduğunda ona “Orası uzak, yürünmez, karşıdan dolmuşa bin” demeyin. Belli ki o garip yürümek istiyor oraya. Biliyorsan kabaca istikameti göster, bilmiyorsan “Hödö’ye git, kime sorsan gösterir” de. Ama asla o yürüme sevdalısına “yürünmez” deme.
8- Geçen bir şemsiye aldım, bir buçuk metreye yakın. Resmen kodaman gösteriyor beni. İlk günler, yağmur yağmasa, hava açık olsa bile onu yanıma alıp baston niyetine kullanıyordum. Şimdi bıraktım, ah bir yağmur yağsa da yine kullansam.
9- İBB bursu bana çıkmadı. Artık neredeyse burslar dağıtılacak ama ben yer imlerime ekeldim, hala hergün kontrol ediyorum çıkmış mı diye. Belki de hala bir umut kontrol edenlere burs veriyorlardır. Ne biliyim belki bir gün “Eğitim yardımına hak kazandınız.” yazısını görürüm.
10- Bloğum seni çok seviyorum, bir daha asla CAPTCHA gibi ciddi şeylerle rahatsız etmeyeceğim seni, öptüm.

Öyle kocaman bir şemsiye bende de var. Ama “Hava kapalı, Bugün yağmur yağacak. Meteorloji de öyle diyor zaten.” deyip şemsiyeyi yanıma aldığımda, bir de yağmur yağmadığında elimde patlıyor. Sığmıyor da çantaya orama burama filan :p