Enstantane Paketi 8
1- Selam! Arkadaşlar bu şekilde selam verince ne yapacağımı bilmiyorum; terliyorum, elim ayağıma dolaşıyor, dizlerim titriyor ve niceleri… Bilen varsa söylesin ne denir “Selam!” dan sonra. Yıllardır bu konuyu araştırdım, kendilerine “Selam!” denilen insanları gözledim ama bir sonuca varamadım. “Aleyküm selam” formatla uyuşmuyor, “Merhaba” ilk selam verenin yada “Merhaba” diyene karşılık verenin söylemesi için bir söz, “Ben de” küfür edermiş gibi kaçıyor. Mesela İngilizce’de kimse diğerini gördüğünde “Greeting!” demez çünkü bu isimdir, aynen “Selam!” gibi, “Hi!” der, “Hello!” der, “Wassap dude!” der. Ama bizim dilde böyle bir gariplik var çözemedim gitti.
2- Bir serzenişim daha var, MSN’e. Akşam yemeğine giderken bilgisayarın açık kalması gerekti. Status’a baktım “Out to lunch” var “Out to dinner” yok. Resmen ortada kalakaldım. Bu ne rezalet, bu ne ayrımcılık! Ey Bill! Okuyorsan bu yazıyı MSN’e “Out to dinner” ekle hemen! Şimdi bu Türkçe anlamaz da: “Add “Out to dinner” status to MSN!”
3- Yine Bill’e: Hotmail’ime “Windows Live Team” ismi altında gönderdiğin mailleri defalarca spam raporladığım halde bu mailler yine posta kutuma geliyor. Düş yakamdan! Ben raporlamaya bıktım sen göndermekten bıkmadın. “Windows’um var istediğimi yaparım!” artizliğin nereye kadar sürecek?
4- Yıllar geçti, teknoloji gelişti, Çarkıfelek’in panosundaki harf kutuları bilgisayardan verilen komutla yanmaya başladı. Ancak Asena’yla rating yapma uğruna, hala eskisi gibi dokungaçla açılıyormuş havası veriliyor. Ey Çarkıfelek, izleyicileri (afedersiniz) salak yerine koymaktan vazgeç! Ha, illa koyacaksan Asena’yı, harfleri açıyormuş gibi yaptırma.
5- Dergilerde orta sayfalardaki içerikler birbirinden ayrı olsun. Çünkü dergi gazete gibi kollar açılıp 2 metrekareye yayılarak okunulmaz, kıvırıp sayfa sayfa okunur. Haliyle bir o sayfaya bir bu sayfaya bakıyım derken okurken aldığım zevk burnumdan geliyor.
6- “Yeni yılın bize sağlık, mutluluk, huzur…” diye başlayan, farklı şekillerde son bulabilen klişeler azalarak bitsin.
7- Havada, suda, yer altında, motorsiklette filan yapılan atraksiyonlu evlenme tekliflerinin gereğinden fazla abartıldığı kanaatindeyim. İş evlenme teklifi etme raddesine (radde
) gelmişse ister uzayda teklif etsin bence hiçbir önemi yok. Önemli olan yeni tanıştığın hatta hiç tanışmadığın birine evlenme teklif edebilmede.
8- Bazı görsel reklamlarda reklamın bitmesine yakın alttan ışık hızıyla (biraz abartmış olabilirim) ekstra küçük fontlu yazılar geçiyor. Acaba bu geçen yazılar hangi amaca hizmet eder? Nasıl olsa okuyamıyoruz diye küfür ediyor filan olmasınlar sakın!
9- Bence ilkokullara filan “Kendini savunma ve hayatta kalabilme” diye bir ders eklensin. Öğretimin ilk amacı gelecekte para (mal) kazanmak. Mal ise candan önemli değil. Bu derste canımızı nasıl koruyabiliriz, öğretilsin. Üniteler de “İlk yardım”, “Silahlara karşı savunma*“, “Ateş yakabilme”, “Bıçak kullanabilme” filan olsun.
10- Bu paket çok agresif oldu. Finallerin stresinden heralde. Finaller bittiğine göre yeni hayat şarkımıza geçebiliriz ve sorumsuzluktan kaynaklanan mutluluğu müziğin de yardımıyla hücrelerimizde hissedebiliriz.

Herşeye serzeniş yapmışsın. Bende bir serzeniş yapayım. Site adresim değişti. http://www.e-miray.com oldu.Tavsiye bağlantılarından Değiştirsene!
bence de ilkokuldaki çocuklar, rambo gibi koca bir orduyu içinde toplamış olmalılar. bir de eğer rambo bıçağı vereceklerse, (orjinal ama filmdekinin aynısı
) ben baştan başlarım okumaya ha….
@miray:
Halledildi, bu arada linkimi aldığın için teşekkürler…
@Geyik:
Orjinal kurtarmaz hocam, meyve bıçağıyla idare et.
[...] Dergisi editörlerinin benim fakirhanemi takip ettiklerine dair kuvvetli bir delil var. Zira geçen enstantane paketi beşinci maddede yakındığım olaya tam o hafta çözüm buldular. İki haftadır derginin ortasındaki iki [...]