Seamus Siddeley

aka isidat

22 Kasım

Kasım22

Sabah iyi geçen Rusça sınavından çıkıp, enstantenelerime (Ens 6, No 8) konu olan kaybolan şemsiyemin özdeşinden almak için Carrefour’a yürüdük. Tam şemsiye alırken gözüme süper kodaman bir mont ilişti. Bir daha böyle montu kolay kolay bulamam dedim ve bir foto çektirdim (Altta).

Yarın ise hakkında sıfıra yakın şey bildiğim dolayısıyla nefret ettiğim simulasyon sınavım var. Ders çalışmam gerektiğinin farkındayım ancak olmuyor işte. İnşallah yarın saat birde de aynı (olumlu) ruh halimi muhafaza ederim. Hayırlısı…

Sevgili Günlük

Ekim12
Kıymetini bil ey günlük, sana ömr-ü hayatında ilk defa sevgili dedim. Çünkü çok uzun zamandır, adam akıllı yazamadığımdan sana karşı sırasıyla özlem ve sevgi besledim. Hep mükemmelliyetçilik yüzünden. Midyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oldum. Yazılar 1 ve 0′dan ibaret olmamalı. 0.7′ler, hatta 0.3′ler de olmalı arada.
Yaşantım
Uzun süre yazmadığımdan yazılacak çok şeyim var. Özetleyecek olursam hayatımda temel değişikliklere gittim. Özgüvenim yerine geldi. Sanki Google’ın başına geçirseler orayı yönetirim gibi bir şey. Dersleri sallayan, geleceği düşünmeyen biri değilim artık. Bir istatistik diyor ki, son hafta 15 dersten 15′ine de katılmışım. Ya biri sağanak yağmur altında olmak üzere bir Rusça kitabı uğruna 5 kilometrelik YEDPA yolunu aşmama ne demeli? Geçen dönem sınavların tarihlerini son bir gününe kadar bilmezken şimdi ödevlerin filan tarihlerini tutmak için resmen ajanda tutuyorum. O kadar ki ASP filan öğrenmeye başladım. Laf aramızda güzel ve özel bir projeye başlamak üzereyim. Microsoft filan fikri kapmasın diye şu an için yayınlamıyorum:)
İnternetçilik
Bu projenin yanısıra web hayatına merhaba diyen iddialı bir sitede yazarlığa başladım. Her halde kendime gelen bu özgüvenden ve ilhamlardan dolayı aklıma sürekli olası web sitesi fikirleri geliyor. Bunlara da vakit buldukça başlayacam inşeallah. Bir de özel ders sitesi yapmayı düşünüyorum. Eğer gazım geçmeden bu dediklerimin hepsini tamamlayabilirsem, “boşuna okumamışım bu mektebi” diyebileceğim kendi kendime.

10 Ekim

Ekim10
Kitaplar
Uzun süredir üniversite kitapçısında bulamadığım Rusça kitabını 3 gün önce Kitap Yurdu’nda bulup sipariş vermiştim. Artık güvenliklerin yurda kargoları almamaları nedeniyle kargom geri dönmüş. Gittim Yedpa’ya, UPS’i bulana kadar çok çektim. Bulduğumda kargo aracının henüz gelmediğini iki saat beklersem alabileceğimi söylediler. Ben de yarın gelmeyi tercih ettim. İşin kötüsü, bugün üniversite kitapçısına o kitabın geldiğini gördüm. Hem daha ucuza, hem de kargo ücretsiz, hem de kargo sıkıntısız… Bu arada Decision dersinin (fotokopisi olsa da) kitabını da aldım.

20 Eylül

Eylül20
Sabah cep telefonumu aldım elime, koridorda yol aldım. Birden gayıptan sesler duydum. Halisünasyon dedikleri bu olmalıydı. Ne idüğü belirsiz insan sesleri. Düşündüm, heralde dedim karabasanlar bastı (Karabasan hurafe değil gerçektir). Ardından sanki biri beynimi almış avcunun içine mıncıklıyordu (Fiziksel olarak, gerçek anlamıyla). Kalkmaya çalıştım, olmadı. İkinci uğraşımda kalktım. Saat 7 küsürdü. TOEFL sınavı dolayısıyla 10:30′da Kadıköy’de olmam gerektiği için 8:30′da kalkmayı planlıyordum. Geri yattım.
Uyurken 8:20′ye kurduğum saati duymamışım. Derken odaya yabancı bir adam girdi. “Sedat kim?” dedi. Hiç “Sedat değil Sidat!” muhabbetine girmeden “Benim, hayırdır?” dedim. “Annen aradı, sınavın varmış, uyan” dedi. Ben de şükranlarımı belirttim ve uyandım. Uyandığımda bir sorun vardı, vücut sıcaklığım düşmüş olmalı ki tir tir titriyordum. Baya sıcak bir duş alıp kendime geldim. Sınav şartlarını son kez okudum ve imzalı kimlik olan ehliyetin de alınması gerektiğinin farkına vardım ve Kadıköy’e koyuldum.
Sınav yeri İLM’ye girerken bir adam bana yanaştı ve İstanbul Lisan Merkezi tabelasına bakarak “Lisans merkezi ne demek?” dedi. “Dil kursu” dedim. Elindeki kartuş broşürlerden birini bana uzatarak “Şunu içeri versene” dedi. Ben de kıllandım, “Sen ver” dedim. “Tamam, bilgisayarın varsa sende kalsın” dedi.
Saat 10, içeri girdim. Sınava girilecek yeri bulmanın rahatlığıyla bir WC’ye turladım. 4 saat sürecek sınav 11′de başladı. 1 saat reading ve 1 saat listening’ten sonra 10 dakkalık ara verildi. Ardından 1 saat speaking ve 1 saat writing oldu. Speaking dışında (en azından beklediğimden) iyi geçti. Sınav bitimi doğru yurda geldim.
Dışarısı yağmurlu olduğu ve su geçirmeyen ayakkabım olmadığı için (inşallah yarın alacam) iftarı odada (tarihi geçmiş bir kutu çiğköfte ve bir dilim peynirle) yaptım. İBB bursuna da başvurmaya çalıştım. Herşey orrayt şimdilik. Hayırlısı…

18 Eylül

Eylül18
Yeni ArabamDersanenin (ÖSS’ye hazırlık) etütü vardı geçen akşam. Arkadaşlar başlamış, bense geç kaldım. Neyse, dersaneye bugün yeni aldığım arabayla geldim. Şimdi gerçek resmini bulamadım ama yandakine çok benziyor. Arkadaki rüzgarlığı kaldır, aynısı. Netten aldım arabayı. Fiyatıysa yalnızca 15 bin (yeni) lira. Görgüsüzlük gibi olmasın bi kerede karttan çektirdim. Öyle de zenginim yani… İlginç özelliği ise arka bagaj kısmının wc yerine de kullanılabilmesi. Gözüm gibi bakıyorum, aman çizilmesin.
Spoiler: Uyanmaya yakın gördüğüm rüya…

TOEFL’a 2 Gün Kaldı
Bir zamanlar hayallerim vardı. MEB bursunu kazanıp yurtdışında yüksek lisans yapmak, dönüşte de kamuda öğretim görevlisi olarak çalışmak gibi. Başvuru tarihini geçirince hepsi suya düştü. Yarın gireceğim TOEFL da bu amaca hizmet edecekti. Gel gör ki başvuru tarihinin geçtiğini öğrendiğim günden beri sanki bu TOEFL gereksizmiş gibi geliyor bana. Hayır, o kadar da para döktük. İnşallah bir yerlerde karşımıza çıkar. Sınav günü geldi çattı, planladığım gibi hazırlanamadım sınava. Özellikle speaking de böyle bilgisayara mal mal bakacakmışım gibi geliyor ya hayırlısı. Cumartesi günlüğe TOEFL hakkında hayırlı şeyler yazmak istiyorum.

« Eski YazılarYeni Yazılar »

Sosyalizm & isidat

Web Sitelerim
Official Logo
Translate
Takipteyim
Sertalp Bilal Mühendis-i Geyik E-Miray bilinçsiz 00100100 Umut Sarıkaya BLOGobik Fikir Bulutu İbrahim Nergiz Esidat Saçsız Kral ŞMVD Malın Gözü
-->

BenimFontum