Seamus Siddeley

aka isidat

Bir Yaşam Tarzı Olarak Facebook

Mart25

Facebook’la haşır neşir olmamın üstünden bir sene geçmiş. “Olm, bu Facebook ilkokul arkadaşlarını buluyormuş” geyiğinden olsa gerek herkes üye oldu buraya. Ki buldum da; ilkokul, ortaokul, lise, aradığım çoğu şeyi buldum. Eski arkadaşlarımı bulmakla kalmadım, bir de farkettim ki artık resmen orada yaşamaya başlamışım. Facebook’ta sular durulmuyor, o bizi boş bırakmamak için belli zaman aralıklarında türlü trendler türetiyor.

İlk önce gruplar modaydı, insanlar (ben de dahil) gruplara üye olup kendilerini bir sınıfa ait hissediyorlardı. “Arkadaş listesini çağırmayacaklar üye olmasın”, “İddia ediyorum, Y tane X bulabilirim” (Buradaki X herhangi bir ırk, ünlü hayranı, din; Y ise bir milyonun katı olan bir tamsayıdır) gibisinden sloganlar grup isimlerinin sonuna eklenmeye başlandı. Bu gruplar sayesinde evrende yalnız olmadığımızı, “Çocukken kapı eşiğine ayaklarıyla tırmanan” tek kişi olmadığımızı anladık. Benden ne kadar çok varmış da haberim yokmuş dedik ve mutlu olduk. Ancak insanız sonuçta, bir süre sonra bundan baydık ve gruplarımızı teker teker silmeye başladık.

Facebook’ta Grup çağının yıkılışıyla Sayfa çağı başladı. Bu sayfalar genelde ünlülere, yerleşim yerlerine, hobilere yönelikti. Profilimizde gruba nazaran daha şık, resimli mesimli gözüküyordu. Beğendiğimiz, hayranı olduğumuz şeyleri arama kutusundan arattık ve hemen “Hayranı ol” linkine tıkladık. Artık noterden onaylanmış gibi tescillemiştik o şeye hayranlığımızı, tekrar mutluyduk. Sayfa çağının henüz yıkıldığını söyleyemem, azalsa da halen etkinliğini devam ettirmekte.

2009′un başlarında yepyeni bir trend başladı: “Video paylaşımı“. Gerçi video paylaşımının uzun süredir mevcut bir özellik olmasına rağmen neden son zamanlarda aşırı kullanıldığını hala anlayabilmiş değilim. Bunun sayesinde internet piyasasında dönen videolardan daha Youtube’un haberi olmadan herkesin haberi oldu. O kadar çok video paylaşıldı ki, paylaşılan videoları kaçırmak istemeyen bir kişi gününün önemli bir vaktini videolara ayırmak zorunda kaldı.

Henüz videolarımızı izleyip bitirememiştik ki bir de “Testler” çıktı başımıza. Genelde “hangi” kelimesi ile başlayan bu testleri çözerek kendimizi tanımaya başladık. Önce kişisel özelliklerimizi, tavırlarımızı, yeteneklerimizi; sonra nerede yaşamamız gerektiğini, aslında ne olmamız gerektiğini, nasıl biriyle evlenmemiz gerektiğini öğrendik. Facebook bununla kalmadı, bize hangi “Kurtlar vadisi karakteri” olduğumuzu, hatta hangi bisküit olduğumuzu bile söyledi. Heyhat ki heyhat, yıllarca bir Çizi olduğumu bilmeden yaşamışım!

Bir gün Facebook’umu bir açtım ki ne göreyim. Açılan notifikasyonda diyordu ki “X sizi Y lira karşılında satın aldı. Siz de arkadaşlarınızı satın almak için buraya tıklayınız.” Evet, tüm anlattıklarımın yanısıra Facebook’un modası hiç geçmeyen bir özelliği vardı: Oyunlar (uygulamalar). Warbook‘ta savaştık, Çete Savaşları‘nda dövüştük, Satılık Arkadaşlar‘da arkadaşlarımızı satın aldık, bir Big Burger kazanabilmek için arkadaşlarımızı sildik. Ne pismiş bu Facebook, neler yaptırdı bu insanlığa…

Facebook da medya gibi, Google gibi, hayat gibi bir muamma. Elbette ki oradaki yerimizi almalıyız, sık görüşemediğimiz arkadaşlarımızdan haberdar olmalıyız filan. Ama kontrolü kaptırıp, yaşam tarzı haline getirmemeliyiz diye düşünüyorum. Soluk alınan, su içilen mis gibi bir dünyamız varken sıfırların birlerin arasında yaşamak neden? Karşıyım işte!

“Bir Yaşam Tarzı Olarak Facebook”

3 Yorum
  1. 27 Mart 2009 saat 21:49 hayro diyor ki:

    Sıfırlar ve birler dünyasına ben de karşıyım. Sana tahmin edemeyeceğin kadar katılıyorum.

  2. 28 Mart 2009 saat 17:51 miray diyor ki:

    aslında ben facebook’ta o kadar çok vakit geçirmiyorum. birşey yokki facebookta. ıvır zıvır şeyler işte. ara sıra da güzel paylaşımlar oluyor o kadar. tavsiyem başka işlerle uğraşın. ben girip birkaç videoya bakıyorum yetiyor işte.

  3. 4 Mayıs 2009 saat 00:02 isvecpeyniri diyor ki:

    üye olduguma olacagıma pişman oldugum site .. buldukta ne oldu bıraksaydık hersey ortaokul lise yıllarında oldugu gibi kalsaydı..

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz:

Spam protection by WP Captcha-Free



 

Sosyalizm & isidat

Web Sitelerim
Official Logo
Translate
Takipteyim
Sertalp Bilal Mühendis-i Geyik E-Miray bilinçsiz 00100100 Umut Sarıkaya BLOGobik Fikir Bulutu İbrahim Nergiz Esidat Saçsız Kral ŞMVD Malın Gözü
-->

BenimFontum