Seamus Siddeley

aka isidat
isidat yaz uykusunda...

ama yazıları her an önünüze çıkabilir

KPSS’ye Girdim

Temmuz1

Sınavın Öncesi
İddia ediyorum; 2009 KPSS, hayatımda girdiğim sayısız sınav arasında hazırlığına en çok para (22 TL) harcadığım ikinci sınav (birincisi ÖSS tabiki). Enikonu gittim, 9 deneme sınavı içeren bir kitap aldım, 7’sini çözdüm. Puanlar 85-88 arasında seyrediyordu, geçen sene girdiğimde ise 86 almıştım. Adam akıllı bir yere girebilmek içinse 89 almam gerekiyordu. Genel kütür kısmından, özellikle vatandaşlık ve anayasa ilgili yerlerden hatrı sayılır miktarda yanlışlarım vardı. Bakalım sınavda da buralardan çok yanlış yapacakmıydım yoksa bir şekilde sorular sadece bildiğim yerlerden gelecek ve genel kültürden ful mu çekecektim? Az sonra.

yillar_yerlerÖsym (yada postacı) kendini aşan bir performans sergileyerek sınava giriş kimlik kartımı iki hafta öncesinden evime ulaştırdı. Kartta okul ismi olarak Balıkesir Ticaret Meslek ve Anadolu Ticaret Meslek Lisesi, adres olarak da Kasaplar Mah. Okul Sok. yazıyordu. Buraya kadar herşey normal ama adres Bandırma/Balıkesir ile bitiyordu. Hafiften kıllandım ama adresteki çelişkinin sadece tek kelimede (Bandırma) sınırlı kalması yolumu, hayatımın en uzun süresini üzerinde geçirdiğim Balıkesir’e düşürdü. (bkz: üstteki figür)

vedaEskiden otobüs ortamlarında kafamı döndürdüğü için kitap okuyamazdım ama bünyem alışmış olmalı ki gidiş-dönüş 3 saatlik yolda hiç sorun çekmeden Veda okuyabildim ve bitirdim de. Şimdi konumuz olmadığından kitabı anlatmaya kalkmayayım. Zaten yermeyi övmeye tercih ettiğimden, beğendiğim kitapları pek anlatamıyorum. Zira Aşk‘ı anlatırken harika ötesi demiş susmuştum.

Yurdumdan KPSS İzlenimleri
Alt başlığı “Yurdumdan KPSS Manzaraları” koymayı çok isterdim ama sınav salonuna cep telefonlarının alınmaması gibi saçma bir uygulamaya sahip bir ülkede yaşadığımdan ve fotoğraf makineme takabileceğim pillerimi şarz edecek şarz cihazımın uzak diyarlarda kalmasından dolayı izlenimlerimi manzaraya çevirecek bir imkan bulamadım. Sunabileceğim tek manzara Gugıl Görseller’den bulduğum bir adet Ösym mektup zarfı.

osszarfSınav yerini - Allah Gugıl Ört’te emeği geçenlerden razı olsun - elimle koymuş gibi buldum. Sınava 20 dakika vardı, okulun bahçesindeki bir pirkete oturdum. Etrafım 25-30 yaş ağırlıklı sınav insanlarıyla kaynıyordu. - Tüm genellemeler yalandır - hepsinin elinde mektup zarfı dahil sınava giriş kimlik kartı, kalem ve 500 ml su. Hiçbir zarf bir ÖSYM mektup zarfı kadar vazgeçilmez olamamıştır heralde. Heralde içindeki belgeleri en iyi koruyan gereç olduğuna inanıldığından yıllarca usanmadan taşınıyor temkinli Türk insanı modeli tarafından. Ben 5. ÖSYM sınavıma giriyorum daha yeni uygulamaya sokabildim zarfı sınav yerine getirmemeyi.

Yanımdaki sınav insanı öyle kendinden emin bir duruş sergiliyordu ki Obama’nın koltuğuna oturt ABD’yi yönetmeye başlasın, o kadar yani. Algıları o kadar açılmış ki sineklerin uçması dahil etrafta olan biten herşeyi takip edebiliyor. Buna rağmen algının birazı artıyor. Genişlettiği gözleriyle çevredeki rakiplerine adeta gözdağı veriyor, beyni için gerekli oksijeni temin edebilmek için sonuna kadar açtığı burun deliklerinden var gücüyle hava çekiyordu ciğerlerine. İşte gizlice de olsa fotoğrafını en çok çekmek istediğim şey bu koçyiğitti.

Sınav ve Sonrası
İngilizce kısmı dahil 3 saatlik bir sınavın ardından tüm stresimi atarak memleketime döndüm. Beklediğim mucize gerçekleşmedi ve 10 vatandaşlık sorusundan 7 yanlış 1 boşum çıktı. 0.25 net, buna da şükürdü :D İnşallah diğerlerinden kurtarırım.

5 Turda Devr-i Bandırma

Haziran13

Yaz geldi, çiçekler açtı. Emektarı uykusundan uyandırdım, bakımını yaptırdım ve koyuldum yollara. Hedefim 5 turda (1. Kayacık TOKİ, 2. Levent, 3. Ayyıldız, 4. 600 Evler, 5. 100. Yıl) Bandırma’nın değişik uç noktalarına seferler düzenlemek ve tüm sefer güzergahlarını Google Earth’te birleştirip güzel bir harita oluşturmak. İlk seferi vukuatsız halletim (bkz. Figür) (13.5 km).  İkinci seferi dün yaptım. Bu seferde ise zincir atmakla kalmadı, sıkışıp arka teker dişlilerini dağıttı. Biraz da ben onu taşıdım. Pazartesi tedaviye götürceğim. Sonra yollara devam.

bisiklet

Oyundan Beklentim

Haziran4

Bilgisayar oyunlarını çok severim. En ilkelinden en son modeline kadar da zevkle oynarım. Ancak bir hayalim var: Oyunu direk oynamak. Yani monitöre, klavyeye, fareye ihtiyaç duymadan akıl kontrolüyle oynamak. Oyunda koşarken yorulmak, mermiyi azaltılmış şiddette hissetmek, çöldeysem terlemek, uçakta manevra yaparken g kuvvetini hissetmek istiyorum. Bir nevi Matrix gibi. Neyse detaylara girmeyeyim, sırf bu konudan bir yazı çıkar. Bütün bunların yapılmasının çok zor olduğunu biliyorum ama face’te rast geldiğim aşağıdaki video tüm umutlarımı yeşertti. Adamlar istediğim şeye yaklaşmışlar.

Allah’ım dünyada bana bu zevki tattırmadan canımı alma lütfen, amin.

PS: Vay be, ben de Facebook’a Face diyenler kervanına katıldım.

Enstantane Paketi 11

Haziran3

1- Bir blogcunun bloğunun pagerankinin arttığını görmesi en azından, bir annenin evladının mürvetini görmesi kadar memnun edicidir [Mübalağada eşik değerleri zorlandı]. Bana bu memnuniyeti ikinci kez yaşatan Google’a teşekkürler…
2- Sağ elle sol cepten [yada tam aksi] birşey almaya çalışmak [hele ki cep sıkıysa]dünyanın en zor ama en eğlenceli işlerinden biridir.
3- Şimdiki buyruğum GSM firmalarına geliyor! Çıkarmayın artık indirimli, avantajlı tarife! 2 kuruş az harcamak için 3 kez numara değiştirenleri gördüm. İnsan numarasına bu kadar mı vefasız olur da değişik birşey çıkınca hemencecik kırk yıllık numarasını değiştiriverir? Hayır, olan bana oluyor. İşte telefon rehberimden bir örnek: “Harun, Harun Yeni, Harun Çok Yeni
4- Buluşmalarda gecikenlere kızılmamalı. Zira en az iki kişinin buluşmasının gerçekleştiği olayda kesinlikle bir taraf geç kalır. Teorik olarak iki kişinin bile olay yerine aynı anda gelmesi imkansızdır. Bu keşmekeş tüm saatlerin [devlet zoruyla mesela] aynılanmasıyla bir nebze çözülebilir belki. Yok, yok yine de olmaz.
5- Dikkat, kasaplar için süper dükkan ismi veriyorum, bu isimle milyon dolar ciro garanti: “ETÇİ
6- Bazı ülkelerin arasında tahta bir çitin bile olmayışı gerçeği, beni, ekvator üzerinde gerçek bir çizgi olmaması gerçeğinden daha çok hayal kırıklığına uğrattı.
7- Makina gibi sık kullanılan bir kelimede dahi kullanım değişiklikleri var. Hem de bu blog gibi gayri resmi, gayri nizami bir yerde değil; TDK ve ünlü üniversiteler arasında. TDK Makine derken İTÜ gibi makinanın babası bir üniversite makina diyor. Benden söylemesi, uzlaşın hemen!
8- Topa meşin yuvarlak denmesin. Artık meşinden yapılmıyorlar.
9- En sevdiğim font Trebuchet MS, en nefret ettiğim ise Times New Roman.
10- Dokuz enstantaneyi rahatlıkla doldurup, “böyle gelmiş böyle gider” kaidesine ters düşmemek uğruna onuncu enstantane aramak çok da meşakkatli bir işmiş yav. Neyse buldum :)

Dış Basında Türkiye

Mayıs28

logoBusiness kategorisinde el atmadığım bir medya sektörü kalmıştı, o da oldu. Düşünün ki Türkiye haberleri içeren bir haber sitesi var ve kaynağı sadece dış basın. Kim merak etmedi ki, Erdoğan’ın Davos çıkışından sonraki gün Arap ve İsrail medyası ne yazdığını; yada Galatasaray’ın UEFA kupasını alması hakkında Avrupa basınının ne söylediğini. Uluslararası ortamda özellikle başarılı olduğumuz zamanlar yabancıların bizi övmesini çok seviyoruz. “Türkler yaptı yine yapacaklarını”, “Türk kadar cesur” gibi manşetleri atılırken biz de coştukça coşuyoruz. Ülkemizde bu tip haberler peynir ekmek gibi tutulmasına rağmen sadece buna odaklı haber üreten hiçbir haber sitesi yoktu. Bu fikir güzel abim Umut Sarıkaya’nın bir karikatürü sayesinde aklıma geldi. Karikatür herşeyi anlatıyor zaten.

Ortağımla birlikte iki günlük hummalı bir çalışma sonucu site hazır hale geldi. Şimdi içini doldurma zamanı geldi. İngilizce’sine güvenen, çeviriden hoşlanan, yazın boş durmak yerine hafiften para kazanmak isteyen varsa bir mail atıversin gari.

« Eski Yazılar
Megasoniklikte Son Nokta
  • Log in
  • WordPress
  • Yakuter
  • Bunun Gibi Biriyim
    Bazı Hedeler
    Pagerank Technorati
    Translate
    İndirim FM (BETA)